ESO'nun Çok Büyük Teleskobu Yeni Gökadalar Keşfetti

 

Görünen o ki, gökadalar oldukça sosyal nesneler ve kümeler olarak bilinen büyük gruplar şeklinde bir araya bulunmaya eğilimliler. Aslında gökadaları küme haline getiren şey onların kütleçekimleri ve sahip oldukları karanlık maddenin bu kütleye katkısı. Kümelerde ortalama 100 ila 1000 gökada bulunabilirken, genişlikleri 5 ila 30 milyon ışık yılı civarında olabiliyor.

 

Gökada kümelerinin belirgin bir şekilleri olmadığından nerede başlayıp nerede bittiklerini belirlemek biraz zordur. Yine de, gökbilimciler  Ocak Kümesi’nin merkezi bölgesinin Yeryüzü’ne uzaklığını 65 milyon ışık-yılı olarak tahmin ediyorlar. Bundan daha iyi bilinen özelliği ise kümenin yaklaşık altmış büyük gökada ve benzer sayıda daha küçük cüce gökada içerdiği. Buradaki gibi kümeler Evren’deki sıradan nesnelerden biri olup, her biri muazzam büyüklükteki kütleye sahip gökadaları tek bir bölgeye toplayan kütleçekim kuvvetinin geniş ölçeklerdeki güçlü etkisini göstermektedir.

Bu özel kümenin merkezinde, görüntünün solundaki üç adet parlak bulanık kabarcığın ortasında cD gökadası olarak bilinen bir yamyam gökada bulunmaktadır. Buradaki gibi NGC 1399 adlı cD gökadaları, eliptik gökadalara benzemekle birlikte daha büyük  olup, geniş, sönük zarflara sahiptirler. Bunun nedeni kütleçekimi ile kümenin merkezine doğru çekilen daha küçük gökadaları yutarak büyümeleridir.

 

Aslında, bu sürecin işlediğini gösteren kanıtlar gözümüzün önünde — yeterince yakından bakarsak. Enrichetta Iodice (INAF – Capodimonte Gözlemevi, Naples, İtalya) yönetimindeki bir gökbilimciler ekibinin ESO’nun VST teleskopu ile aldıkları yeni verilere göre, NGC 1399 ve sağındaki daha küçük gökada NGC 1387 arasında sönük bir ışık köprüsü bulunuyor. Daha önce görülemeyen (ve bu görüntüde de sönüklüğü nedeniyle seçilemeyen) bu köprünün, her iki gökadadan da daha mavi olması NGC 1399’un kütleçekimi etkisi ile NGC 1387’den çektiği gaz içerisinde oluşan yıldızlardır. Ocak Kümesi’nde gerçekleşen düşük düzeydeki etkileşimlere rağmen, NGC 1399’un halen komşularından beslendiği gözleniyor.

 

Görüntünün sağ alt kısmına doğru olan bölgede büyük çubuklu sarmal gökada NGC 1365 yer almaktadır. Türünün dikkat çekici bir örneği olan gökadada merkezi bölge boyunca uzanan belirgin çubuksu yapı, ve yapının bitiminde başlayan sarmal kollar görülüyor. Küme gökadalarının doğası gereği, NGC 1365’te gözle görünenden fazlası da yer alıyor. Parlak bir gökada çekirdeğine sahip olan gökada Seyfert Gökadası olarak sınıflandırılıyor ve merkezinde süper-kütleli bir karadelik içeriyor.

Bu göz alıcı görüntü ESO’nun Şili’deki Paranal Gözlemevi’nde bulunan VLT Tarama Teleskopu (VST) ile alındı. 2.6 metre ayna çapına sahip olan VST günümüz standartlarında büyük teleskop sınıfına girmese de, gökyüzünün geniş-ölçekli taramaları için özel olarak tasarlanmıştır. Teleskopu özel kılansa düzeltilmiş dev görüş alanı ve özel olarak gökyüzünü tarama amaçlı üretilen OmegaCAM adlı 256-megapiksellik  kamerasıdır. Bu kamera ile VST gökyüzünün geniş ölçekli alanlarını hızlıca derinlemesine  görüntüleyebilmekte, bu sayede ESO’nun Çok Büyük Teleskopu (VLT) gibi gerçekten büyük teleskoplara tekil nesnelerin ayrıntılarını keşfetme imkanı vermektedir.




Sancaktepe Bilim Merkezi, Sancaktepe Belediyesi'nin kurumudur.Düzenlediğimiz tüm etkinlikler ücretsizdir.

Web Design