Stres ve Teknoloji Beynimizi Yoruyor

 

STRES VE TEKNOLOJİ BEYNİMİZİ YORUYOR

Konsantre olamıyor, kafanızı bir türlü toparlayamıyor, doğru kararlar veremiyor, bildiklerinizden emin olamıyor, sık sık küçük unutkanlıklar mı yaşıyorsunuz?

Siz de mi beyin yorgunluğundan muzdaripsiniz? Zihinsel yorgunluk, ya da diğer isimleriyle beyin, kafa yorgunluğu birçoğumuzun ortak problemi. Özellikle çalışma hayatının, aşırı iş yükünün ve teknolojinin körüklediği beyin yorgunluğu, performansı ve verimliliği azaltıyor, kişinin hem özel hem sosyal hayatını olumsuz etkiliyor. İşte size bu yorgunluktan kurtulmanın yolları.

Beyin yorgunluğu kendini bir konu üzerinde yoğunlaşamama, dikkatini toplayamama, unutkanlık gibi belirtilerle gösteriyor. Etrafınızda sık sık tanık oluyorsunuzdur, sizi anlamayan, sizi dinlerken başka şeyler düşünen, kafasını bir türlü toparlayamayan, unutkan bir sürü insan. Bunun da en büyük nedenleri stres, aşırı iş yoğunluğu ve teknoloji sayesinde uğradığımız bilgi bombardımanı.

Beyin ve zihin yorgunluğunun hem kişiye hem de milli ekonomiye verdiği zarar büyük. Kişinin verimliliği, yaratıcılığı düşüyor, sorunlara pratik çözümler getiremiyor, analitik ve çözümleyici yaklaşımlarda bulunamıyor, yatırım ve bütçe planlamalarında hata yapıyor.

Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, “Beyin yorgunluğu yüzde 40’lara kadar bir performans düşüklüğü ile sonuçlanıyor. Büyük işletmelerin ve işyeri sahiplerinin kendilerinin veya çalışanlarının beyin yorgunluğu içinde olup olmadıklarını zaman zaman kontrol etmeleri gerekiyor” diyor.

Performans ve hedef baskısının yarattığı stres de zihin yorgunluğuna yol açıyor. Dr. Hakan Atalay uyarıyor: “Çalışma hayatında sık rastlanan motivasyon yöntemlerinden olan kota koyma ve performansa göre ücretlendirme taktiklerinin, kısa vadede başarılı gibi görünse de, uzun vadede kişinin meslektaşlarıyla daha fazla rekabete girmesine, üstleriyle daha fazla çatışmasına, evde daha fazla huzursuzluk çıkarmasına yol açması, dolayısıyla, ortaya çıkan kısır döngünün uzun vadede kişiyi işine (ve kendisine ve çevresine) daha fazla yabancılaştırması mümkün.”

Zihin yorgunluğu sağlıklı karar vermeyi de etkiliyor. Özellikle aşırı iş yükü de söz konusuysa bir hekimin aynı şikayetle gelen hastaya farklı teşhis koyması veya bir hâkimin aynı suçu işlemiş kişilere farklı kararlar vermesi gibi durumlar söz konusu oluyor.

Aman Allah’ım yoksa Alzheimer mı oldum?

Özellikle metropoller, şehir hayatı ve teknoloji beyin yorgunluğunu tetikliyor. Uzmanlar kadınların erkeklere oranla daha çok beyin yorgunluğuna maruz kaldığını, çünkü sorunlar karşısında daha çok psikolojik aşınma gösterdiklerini söylüyor.

Beyin yorgunluğun belirtilerinden biri de, fizyolojik bir sebebe bağlanamayan kaygı bozukluğu, depresyon vb gibi psikiyatrik bir rahatsızlığın göstergelerinin de bulunmadığı unutkanlıklar.
Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, çalışma hayatında yaşadığı unutkanlıklardan dehşete kapılıp, yoksa Alzheimer mı oldum diye başvuran çok kişi olduğunu söylüyor.

Zihin yorgunluğunun belirtilerinden yakınan çok insan var ama çoğunlukla bu süreci adlandıramıyorlar. Dr. Atalay, “Bize gelen hastaların büyük çoğunluğu çabuk tepki gösterme, sinirlenme, tahammülsüzlük, unutkanlık, konsantre olamama ve uykusuzluk gibi, gündelik zorlanmalardan kaynaklandığını düşündüğümüz zihinsel yorgunluk belirtileriyle başvuruyorlar” diyor.

NEDENLERİ

Zihin yorgunluğunun en büyük sebepleri kronik yorgunluk, hasta bina sendromu ve elektromanyetik kirlilik olarak sıralanıyor. Dr. Mehmet Yavuz, zihin yorgunluğunun nedenlerini ve çözüm yollarını şöyle sıralıyor:

Kronik stres: Kronik stres her zaman için beyin yorgunluğu ile sonuçlanır. Birçok yönetici katı disiplin uygulamasının performans artırımı için çok büyük etken olduğunu düşünür, halbuki hoşgörüsüz katı disiplin uygulamaları iş verimliliğini artırmıyor, aksine düşürüyor. Hedeflenen ekonomik rakamlara asla ulaşılamıyor. Çünkü aşırı baskı stres oluşturuyor, bu da performansı düşürüyor. Çalışanlar stres yaratmadan motive edilmeli.

Hasta bina sendromu: Çalışanların sağlıksız şartlarda odalara tıkılıp, tıkış tıkış çalıştırılması yine beyin yorgunluğu oluşturuyor. Tek kişinin çalışabileceği odalarda 3’er, 5’er kişinin çalışması, kişilerin kendi işlerine yoğunlaşamamasına neden oluyor, bu da beyin yorgunluğu oluşturarak verimi düşürüyor. Çalışma odaların havalandırma ve sıcaklık düzeylerinin yerinde olması çok önemli. Oda sıcaklığı 23 derece olmalı. Aşırı sıcaklık beyin fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor. Yapılan araştırmalar insan beyninin soğukta daha iyi performans gösterdiğini açıklıyor. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, hasta bina koşullarında çalışanların performanslarının yüzde 45 düştüğü belirlenmiş.

<


Sancaktepe Bilim Merkezi, Sancaktepe Belediyesi'nin kurumudur.Düzenlediğimiz tüm etkinlikler ücretsizdir.

Web Design